10 Aralık 2012 Pazartesi

Onun Masalı




Bir varmış bir yokmuş;çarpım tablosunun birler kısmını ezbere bilmenin mutluluk, kulaklara küpe edilen kiraz meyvelerinin tatlılık,insan olmanın gerekliliklerini yerine getirmenin farklılık yarattığı bir ilkbaharmış. Bal tutanın parmağını yaladığı, bir değil, iki değil, üç değil tam seksen üç kavanoz balın elli kuruşa alıcı bulamadığı reklam filmlerinin popülerliğini kaybettiği,feysbukta bir şey yok oğlum tivitırdan acayip kız düşüyor geyiklerinin boy verdiği bir pazar sabahında şehre o kadar o kadar çok yağmur yağıyormuş ki küçük Şeker bebek bu yağmur damlalarının içinde yüzebileceğini hayal etmiş.Bu şekilde iki hayalini birden gerçekleştirebilecekmiş geriye ise sadece bir hayali kalıyormuş.
Şeker bebek üç hayalini dinlediği bir şarkıdan almış bulunmaktaymış,şarkının sözlerinin Şeker bebeğe söylediği;
'üç dilek diliyorsun
biri göklerde süzülmek
diğeri balıklar gibi yüzmek
ve sonuncusunu yağmurlu bir gün için saklıyorsun
eğer sevgilin bir kez sevgisini dışarıya çıkarırsa diye'

Şeker bebek daha önce annesi onu yıkarken yüzmenin ne demek olduğunu öğrenmişti. Babası hoppa yaptırırken uçmakla tanışmıştı, ama ama ama bu sevgilide neyin nesiydi acaba şarkı, babasının uyurken sarılsın diye aldığı oyuncak ayıcıktan mı bahsediyordu ufff Şeker bebeğin kafası nasılda karışmıştı. Şeker bebeği çok düşünceli gören annesi hadi kızım artık giyinmemiz gerekiyor birazdan Okyanus gelecek onunla oynayacaksınız dedi.
Şeker bebek nasıl olacakta o kadar çok yağmur yağacak diye yine düşüncelere dalmış,ama bir yandan da çok çok seviniyormuş çünkü okyanus gelirse balıklar gibi yüze bilirmiş. Annesi Şeker bebeğe giydirmek için pembe elbisesini çıkartmış ama bunu gören Şeker bebek bu durumdan hiç memnun olmayarak somurtmaya başlamış,bunu gören annesi ne oldu kızım diye sormuş Şeker bebek utanarak anne bugün mayo mu giyebilir miyim diye sormuş, anne o kadar şaşırmış ki kızım dışarıda bu kadar yağmur yağarken denizden bu kadar uzaktayken neden mayonu giymek istiyorsun acaba diye gülerek sormuş. Şeker bebek annesine şaşkın şaşkın bakarak ' ama anne sen az önce okyanus gelecek demedin mi? ' diye sormuş ,anneyi daha şiddetli bir gülme almış Şeker bebek annesinin bu davranışlarına bir türlü anlam veremiyormuş,anne; kızım Okyanus arkadaşımın oğlu seninle de aynı yaşta sen beni yanlış anlamışsın şimdi pembe elbisemizi giyip çok güzel olalım ki Okyanus geldiğinde bizimle oynamak istesin demiş.


Şeker bebek bu duruma biraz üzüldü çünkü hayalini gerçekleştirmeye çok çok yaklaşmıştı, ' ama şimdi bu Okyanusta nereden çıktı,ben kimseyle arkadaş olmak,oynamak istemiyorum ki ' diye iç geçirdi. Bunun üzerinden çok geçmeden Okyanus ve ailesi geldiler Şeker bebek bu güzel çocuğu gördüğünde ne yapacağını şaşırdı elbisesinin eteklerinden tutup saçma sapan utanma hareketleri yapmaya başladı. Okyanusun o kadar o kadar güzel mavi gözleri , o kadar güzel sarı saçları vardı ki Şeker bebek bir an okyanusa düşüp boğulduğunu hissetti,evet bu hiç hesapta yoktu Şeker bebek her zaman balıklar gibi yüzebileceğini hayal etmişti bu boğulma hisside nereden çıkmıştı,bunun içinde suçlaması gereken kişi sanırım Okyanus bebekti.
Şeker bebeğin annesi Şekeri elinden tutup Okyanusla tanıştırmak için yanına götürmeye çalıştı ama Şeker bebek her adımında biraz daha batıyordu bu maviliğe, daha ne kadar nefessiz kalabilirdi ki daha bir bebekti o.Merhaba ben şeker derken ki utangaçlığı Şeker bebeğin isminin nereden geldiğini fazlasıyla anlatıyordu, yanakları o kadar pembeleşmişti ki tam anlamıyla pamuk şekeri betimliyordu.Merhaba bende Okyanus elbisen çok güzel yanaklarınla çok uyumlu bir pembelikte derken ,Şeker bebek içinden ne kadar da bilmiş birisin sen öyle diye geçirdi.

Okyanus eve girerken arka bahçedeki salıncağı görmüştü annesine oraya gitmek istiyorum diye ısrar edince çok yağmur yağmasına rağmen şeker bebekle birlikte salıncağa gitmelerine izin verdiler.Okyanus Şeker bebeğe seni sallamamı ister misin diye sorduktan sonra Şeker bebek salıncağa oturmuştu bile .Yağmur o kadar güzel yağıyordu ki salıncak hızlandıkça Şeker bebek hayalini gerçekleştirmeye ne kadar çok yaklaştığını düşünüyordu yağmur damlalarının içerisinde uçarak yüzmekteydi.


Gözlerini tamamen kapatarak bu büyülü anın tadına varmaya çalışıyordu Şeker bebek.Az sonra salıncağın ve yağmurun yavaşladığını hissetti ama o kadar güzel şeyler hissediyordu ki bu durumu hiç önemsemedi ta ki salıncak tamamen durana kadar.Gözleri hala kapalıydı Okyanusun nereye gittiğini düşünerek kızmaya başlamıştı ve işte o büyülü an ;gözlerini yavaşça aralayan Şeker bebek gördüğü şey karşısında o kadar çok şaşırmıştı ki bu da ney diye iç sesiyle kendi kendine sorular yöneltmeye başlamıştı.



Şeker bebek yavaşça salıncaktan indi,yürüyerek renkli şeye doğru yürümeye başladı.Her yer o kadar parlak o kadar ışıklıydı ki şeker bebek gözlerini kısmadan bakamıyordu.Gökyüzünden rengarenk bir halka evlerine kadar iniyordu Şeker bebek bu renk cümbüşüne doğru ilerlerken renklerin arasında onu gördü ve aklına ilk gelen şey şarkının sözleri oldu;
've sonuncusunu yağmurlu bir gün için saklıyorsun
eğer sevgilin bir kez sevgisini dışarıya çıkarırsa diye'



evet o sonuncu hayal tam olarak bu olmalıydı,ilk görüşte mavisinde nefessiz kaldığım şey sevgili olmalıydı diye geçirdi içinden.Şeker bebek o kadar güzel şeyler hissetmişti ki o an ;bu gün tam yirmi iki yıl sonra Okyanusunun ellerini tutarak anlattığı bu hikayesinin her saniyesinde gözlerinin dolmasına engel olmamıyordu, o bu duygularla nefessiz kaldıkça Okyanus onu hayata daha sıkı bağlıyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder