2 Aralık 2012 Pazar

Tunçtan Bir Tanrıdır Bekaret

oğlum'a


giysilerim,


çıkarın içinizden beni,atın.


çıplak olsun ayakkabım, ayağım.


örgülerim.


çözün beni ağlayın.


salkım saçak yastayım.


saçlarımı bir uçkurluk lastikle bağlayın.


tırnaklarım, yırtın ne varsa yüzümde riya, yalan...


beni şapkama saklayın.


hileli bir tavşan gibi bir gün mucizeye kaçayım.


eteğim,


örselenmiş kızlığım.


soyun beni üstünüzden.


kertin beni kanlı çarşaflara,


beni satılık törelere kertin.


yüreğine deldirmiş bir kız gibi bekaretini


beni toprakla beleyin.



topuklarım kırılın bir bir


orkestra olun cenazeme.


soyun beni, çırılçıplak öleyim.



sonumu serin balkona


görsün komşu teyzelerim.


almasınlar oğullarına beni.


hiç beyaz olmadı giysilerim.



beni oğullara eğretileyin,


beni kızlara, beni yaşama,


beni eğretileyin tüm kutsallarınızla.


başınızdakine -mi- hürmetle eğileyim?


verin onu, mahrem yüreğime örteyim.



karnımdaki yangına bandırın elinizi


uzatın, besleyin, büyütün dilinizi,


unutmayın, çıkarken kerhaneden


yıkayın gözlerinizi.


yalnız, bir yatak yapın bana


atlastan olsun yorgan.


yüzünüzü uzatın bulaşsın fışkıran kan.


doysun gözünüz sıcağına namusun.


bildiklerinizle taşıyın beni tabut yerine.


korkularınızı örtün örtün üzerime.


kapatın doğrularınızla bedenimi.



yoruldum yanlışlanmaktan


beni sağlayın.


uzun geldi yolu yalanın



beni ağlayın.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder